Music-Lives.TK


~HoşGeldiniz~ Misafir
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 0


    Haluk Levent...!

    Paylaş

    Misafir
    Misafir

    Haluk Levent...!

    Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi Ağus. 23 2008, 23:49

    26 Kasım 1968'de Adana’nın Yüreğir ilçesinde doğdu.
    İlkokulu Sabancı İlk Öğretim Okulu'nda okudu. Adana ****** Lisesi'nden
    mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman
    Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu
    Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde
    kısa zamanlar öğrencilik yaptı. Üniversite giriş sınavlarını
    kazanıyordu ama eğitimini istikrarlı bir şekilde ilerletemiyordu. Bu
    durumda ailesinin maddi sıkıntıları da önemli bir rol oynuyordu.

    Sınavlarla geçen bu yıllar içinde ticaretle uğraşan Haluk Levent,
    başarısız bir ticaret adamı olarak Adana'dan ayrıldı ve kendini yollara
    verdi. İlk albümünün “Yollarda" adını alması da bugünlerdeki
    deneyimlerin sebebidir. Birçok şehirde dolaşıp şarkı söyledi. Kimi
    zaman hasta bir kız çocuğu için sokak sokak dolaşıp şarkı söyleyerek
    para toplamaya çalıştı. Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.

    1992 yılında İstanbul'a geldi. Ortaköy'de çeşitli barlarda çalıştı.
    yıldıray gürgen le tanışması hayatın değiştirdi, en son albümü
    haricinde hepsinde yıldıray gürgen imzası vardır, amma aranjörlerin
    kaderi bu isimleri anılmaz 1990’da başladığı albüm çalışmaları zahmetli
    ve yıldırıcı dört yılın ardından meyvesini verdi. 1994’te "Yollarda"
    albümünü çıkarttı. Bu albüm aynı zamanda Anadolu Rock müziğinin ortaya
    çıktığı 70’lerden sonra ikinci yükseliş döneminin ilk eserlerindendi.
    Aynı yıl Moğollar da 20 yıl aradan sonraki ilk albümünü çıkartmıştır.
    “Yollarda” hiç beklenmedik bir şekilde yaklaşık ikiyüzbinlik satış
    rakamına ulaştı. Bu, Türkiye Müzik piyasasında açılan yeni bir kulvarın
    ardından milyonları sürükleyeceğine dair ilk işaret gibiydi.

    İlk albümün ardından 1996'da "Bir Gece Vakti" bir milyona yaklaşan
    satış rakamıyla müzik gündemine bomba gibi düştü. Yine 1996’nın
    sonlarında “Arkadaş” albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu
    Rock müziğin müzikal anlamda en başarılı örneklerinden birine imza
    atmıştır. Sanatçı “Arkadaş” albümü için "Bu albümle dünya
    standartlarını yakaladım" demektedir.

    1997’nin Ağustos ayında cezaevine girdi. Yaklaşık on yıldır
    kurtulamadığı ticari bir dava yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı.
    Cezaevindeyken uzun saçlarını kesip Akkuyu’ya, yapılması düşünülen
    Nükleer santral projesinin protesto gösterilerine yolladı. Cezaevine
    girmeden önce oluşturmuş olduğu kayıtlarla “Mektup” albümünü çıkarttı.
    “Mektup” içeriden dışarıya yazılmıştı ve dışarıda bu “Mektup”u yüz
    binlerce kişi okudu. İçerde boş durmadı “Kedi Köprüsü” adlı ilk
    kitabını yazdı. Gözleri kör eden ışıklardan kurtulmuş ve her ne kadar
    yüz bin mektup almış olsa da sonunda kendisine kalmıştı. Bu
    “kendinelik” bir kitapla somutlaştı.

    Cezaevinden çıktıktan sonra yeni albümünü hazırlamak için çok az bir
    vakti vardı. Çünkü 18 aylık askerlik görevi bekliyordu. Bu koşullar
    altında “Yine Ayrılık” albümünü çıkarttı ve askere gitti. O askerdeyken
    bedelli askerlik çıktı. Anlamlı bir talihsizlik oldu. Askerdeyken
    Türkiye’nin daha önce hiç gitmemiş olduğu yerlerinde konserler verdi.
    Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da konserler verdi. 1999 depreminin
    ardından İzmit’te kurulan Çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar
    kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin
    günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. “
    arttı. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada duyguların da
    dijitalleştiğinden dem vuruyor, “Kamyoncunun Türküsü” şarkısıyla
    Susurluk’a gönderme yapıyordu.

    Askerlik görevinin ardından sırasıyla “Kral Çıplak”, “Bir Erkeğin
    Günlüğü” , “Aç Pencereni” “Annemin Türküleri” adlı albümlerini piyasaya
    sürdü. Ayrıca ikinci deneme kitabı olan “Moritos’un Düşleri” ni
    yayımladı.

    Sanat yaşamının on beşinci yılına (2005) adım atan sanatçı, bu geçen on
    beş yıl boyunca yurtiçinde ve yurtdışında yaklaşık on bin konsere
    çıktı. Türkiye’de en çok konser veren sanatçıların başında gelen Haluk
    Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin
    gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock’çı
    tanımının yakıştırılması bu sebeptendir.

    Aynı zamanda Çevre Sorunlarına karşı duyarlılığıyla ön plana çıkan
    sanatçı, hemen hemen her albümünde çevre bilincini aşılama yolunda
    şarkılara yer verdi. Türkiye’nin değişik bölgelerinde çevre katili
    projeler aleyhine davalar açtı ve açılan davalara müdahil oldu.
    Mersin’in Kazanlı ilçesindeki Caretta Caretta Kaplumbağalarının soyunun
    tükenmemesi için protesto gösterilerinde bulundu.

    Kısa sanat yaşamına on bir albüm, on bin konser, iki kitap yüzlerce
    ödül, yardım konserleri, iki tane rekor konser (on iki saatlik),
    onlarca çevre davası sığdıran Haluk Levent, yürüdüğü yolda olgun ve
    emin adımlar atmaya devam ediyor.

    lol!

      Forum Saati Perş. Ekim 18 2018, 01:47